özgür akan nehirlere, özgür büyüyen ağaçlara ve tek dertleri yaşamak olan bütün canlılara inat; "özgürlük" adına kaybettikleri gençliği, başkalarında bulup sömüren insanlar vardı dünyada. Ama yapılacak bir şey yoktu, doğanın olağan-olan yaşamına, sürekliliğin tersine insan; düşünmek, "iyi-kötü", "gerekli-gereksiz", "faydalı-faydasız" ve buna benzer daha bir çok sıfat sahibi politikaları üretmek zorundaydı.
neyse sonuç olarak yazının belli bir düşüncesi de yok bağlanabileceği bir yerde. ama yine de doğa -eğer bizim olmadığını farkedip, rahat bırakırsak- olduğu gibi olacak, olduğu gibi yaşayacak, sürecekken; insanlar düşünecek. Bazıları, gençliği arayacak, bazıları içgüdülerini geri istediğini söyleyecek, bazıları yanılsamadan memnun kalacak, bazıları üretecek, bazıları tüketecek, bazıları yeni bir yaşamın nasıl kurulacağını düşünecek ve buna -berfin olan benim- dilimde "yaşam" denecek.