28 Aralık 2010 Salı

Romantik aşkı ya da tabiri caiz ise acı üretimi ve acı paylaşımı olarak kurulan aşkı -ben kurmuyorum diye demiyorum ama- anlayamıyorum, anlaşılacak bir tarafı olduğunu da düşünmüyorum. Bir insan neden bir dönem bir şeyler yaşayıp bir şeyler paylaştığı birlikte acı da çektiği birine, o biri sarsıntıyı atlattığında tavır dolu bir sesle " ama anlıyorum sesinden, kurtulmuşsun sen..." gibi bir cümle sarfeder? Kurtulmasaydı da sürekli acı çekseydi ardından, bu nasıl bir ego?
Şarkıların aşklarımıza, dostluklarımıza, ilişkilerimize kattığı şey bu mu olmalı?
Bir şey katması gerektiğinden söz etmiyorum bir yandan bir şeyler götürmesin bizden diyorum.
Çocuk algısına geri dönmeyi diliyorum bazen fakat mümkün değil farkındayım. Şarkılar, şiirler, filmler, televizyonlar takipçilerine hastalık vermese, algımızı şekillendirmese çok daha rahat* insanlar olabilirdik diye düşünüyorum. Keşke demeden söylüyorum bunu, yapabileceğim bir şey yok algılarım böyle demeden. Artık daha fazlasını almam ben de niye bu kadar dert ettiysem. Neyse sakinim şimdi.

-Bak şimdi aklıma geldi kadınım, erkeğim, sensiz yaşayamam, beni öldürdün, her şeyim,sevdiğimi başkalarıyla görmeye dayanamam, seni geçenlerde başka biriyle gördüm hepsi var bu şarkılarda hatta daha da fazlası var, kızıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder